F9: The Fast Saga

 

    Serinin sondan bir önceki filmi nihayet vizyona girdi ve ben de geç de olsa bir inceleme yazısı yazabiliyorum. Öncelikle bu film, bu seriye ait olmayıp -- yani The Fast & Furious serisi hiç var olmasaydı -- tekil bir film olarak çıkış yapsaydı, bu kadar bütçe ile çok az gişe hasılatı yapan bir film olarak hatırlanacaktı. Belki de hatırlanmayacaktı bile. Geçtiğimiz yıl yazdığım F&F: Hobbs & Shaw spin-off filminin incelemesinde serinin genel gidişatının özetini çıkarmaya çalışmıştım. Film son zamanlarda, ilk filmlerin ekmeğini yiyip daha uçuk kaçık ne yaparız kafasına girmiş durumda. F9: The Fast Saga senaryo olarak eksik parçaları tamamlama adına önemli. Serinin fanatikleri altıncı, yedinci ve sekizinci filmdeki gibi "mantık sorgulamadan izleme" kafasında izlerse zevk alacaklardır. 

    Filmin fragmanını izlemeden önce bir arkadaş bu filme kadar olan bütün seriyi özet geçmiş. Bazı önemli detayları hatırlatması açısından güzel bir çalışma olmuş. Onu buraya koyarak başlayayım. 


Bu küçük hatırlatmanın ardından resmi olarak paylaşılan iki fragmanla devam edelim...



Dikkat! Spoiler çıkabilir.
    31 Ocak 2020 günü Miami'de film için "After-Party" düzenlendi. Canlı olarak düzenlenen bu parti internet üzerinden yayınlandı. Canım çok mu sıkılıyordu veya yapacak başka bir işim mi yoktu hatırlamıyorum, internet üzerinden de yayınlanan bu partiyi biraz izleme şansım oldu. O partide Vin Diesel (a.k.a. Dominic Toretto) üstüne basa basa yıllar boyunca süren bu seride büyük bir aile olduklarından, bu ailenin bir parçası olduğu için gurur duyduğundan bahsetti. Seyircileri de bu ailenin en büyük parçası sizsiniz diye gazladı. En azından ben böyle hatırlıyorum. Aslında devamlı vurguladığı bu aile vurgusu serinin bir mottosu oldu ve bu filmde de -- kabak tadı verse de -- bol bol aile her şeydir alt başlığı altında sahneler izliyoruz. 

    Filmin başında Dom'un babasını tanıyor, aynı zamanda bir erkek kardeşi olduğunu öğreniyor ve Toretto'nun geçmişi ile ilgili yeni bilgiler ediniyoruz. Filmin en güzel sahneleri belki de Dom'un geçmişine ait olan kısımlar. Han'ın nasıl ölmediğine dair nispeten mantıklı bir açıklama yapılması da güzel olmuş. Kabak gibi bağıran Toretto kardeşler barışıyor sahnelerini de düşünürsek klasik bir Fast & Furious filmi diyebiliriz. Filmi izlerken ters köşe olabileceğimiz bir durum yok çünkü bağıra bağıra senaryo kendisini belli ediyor. Tokyo Drift ile daha bağlantılı işler yapılabileceğini düşünüyordum, Sean ve Twinkie karekterleri küçük de olsa kendilerine yer bulabilmişler. Sean'ın daha aktif olarak grubun içinde olmaması beni bir parça hayal kırıklığına uğrattı. FF: Hobbs & Shaw bu filmden daha eğlenceli bir yapımdı. Tyrese Gibson, "neden FF: Hobbs & Shaw bizim filmden önce vizyona girdi de bizim filmin vizyon tarihi bir sene ertelendi" diye söylenip durdu ama kusura bakmasın ertelendiği daha iyi olmuş.

    10. filmle ilgili kehanetlerimi buraya yazarak incelemeyi bitireyim. Muhtemelen bu güne kadar kimi gördüysek hepsini son filmde göreceğiz. Yeni katılan Jakop Toretto ve Elle karekterlerinden bu filmde göremediğimiz Hobbs ve Shaw'a kadar herkes son filmde olacak. Marvel'ın Avangers kafasında bir film olmasını bekliyorum. Bir şekilde teknolojinin nimetlerinden yararlanıp Paul Walker'ı geri getirirlerse hiç şaşırmam. Son olarak filme puanım 6.   

Yorumlar

Lütfen bizimle fikrinizi paylaşmaktan çekinmeyin. Yorumlarınız bizim için önemli.