Theme Layout

Boxed or Wide or Framed

Theme Translation

Display Featured Slider

Featured Slider Styles

Display Grid Slider

Grid Slider Styles

Display Trending Posts

Display Author Bio

Display Instagram Footer

"YES"

Dark or Light Style

Since 2005. Blogger tarafından desteklenmektedir.
Google Kitaplar & Gazetelik

Google Kitaplar & Gazetelik


Google servislerini efektif kullanma rehberinin ikinci yazısıyla karşınızdayım. Aslında bu seri yazıları yazmaya başlamadan önce Google ve bulut depolama üzerinde duracaktım ama daha sonra işler değişti. Sadece bulut depolama konusu üzerinde durmak büyük bir haksızlık olacaktı. Lafı daha fazla uzatmadan, ülkemizde yeni hizmet vermeye başlayan Google Gazetelik ile başlayalım.

Google Gazetelik

25 Mart 2015 tarihinde Türkiye'deki kullanıcılarına merhaba diyen Google Gazetelik aslında bize pek de yabancı değil. 8 Aralık 2011 tarihinde piyasaya sürülen Google Currents'in devamı niteliğindeki Google Gazetelik; haberleri, blog sayfalarını ve basılı dergileri takip etmemize yarıyor.Şu anda mağazada Popular Sicence Türkiye, Atlas, Otohaber, ELLE Türkiye, Evim, Cosmopolitan Türkiye gibi popüler dergiler bulunuyor. Dergilere isterseniz bir yıl boyunca abone olabilir veya geçerli sayısını (ve eski sayılarını) satın alabilirsiniz. Satın aldığınız dergileri çevrimdışıyken de okuyabiliyorsunuz. Google Play Amerika üyeliği olan arkadaşlar maalesef Türkiye'deki dergileri satın alamıyor. Türkçe dergileri satın alabilmek için Google Play Türkiye hesabınız olması gerekiyor. 

Google Gazetelikteki bütün içerikler ücretli değil. Hatta Dergiler dışındaki bütün içerikler ücretsiz. "Haberler" kısmından Türkiye'de yayın yapan önemli gazetelere ve internet sitelerine abone olabilir, İçeriklerini Google Gazetelik sayesinde takip edebilirsiniz. Google gazetelikten takip etmemin bana ne artısı olacak ki demeyin. İçerikleri çevrimdışı olduğunuzda bile okuyabiliyorsunuz. Takip etmek istediğiniz blog sayfalarını bu yöntemle takip edebilir, içeriklerini çevrimdışı okuyabilirsiniz.

Eğer bir blog yazarıysanız, blog sayfanızı Google Gazetelik'e ekleyebilirsiniz. Bunun için yapmanız gereken şeyler şu şekilde:


  • - Bu işlemi sadece Google Chrome ile yapabiliyoruz. Eğer sisteminizde yüklü değilse Google Chrome internet tarayıcısını kurun.
  • Https://www.google.com/producer adresine gidip Google kullanıcı adımızla oturum açıyoruz.
  • - Create butonuna tıklıyoruz
  • - "Edition Name" kısmına sitemizin adını veya yazmak istediğiniz adı / başlığı yazıyoruz.
  • - Sitemizin Rss linkini giriyoruz. Eğer Blogger kullanıyorsanız Http://blogadi.blogspot.com/feeds/posts/default?alt=rss , Eğer Wordpress kullanıyorsanız Http://www.siteadiniz.com/feed/ 
  • - Eğer kullanıyorsanız Youtube kanal isminizi ekleyebilirsiniz.
  • - Sol taraftaki menüden "Sections" kısmından eklemek istediğimiz herşeyi ekliyoruz.
  • - Son olarak Publish kısmından son ayarlarımızı yapıyoruz ve yayınlıyoruz.

  • Google Kitaplar

    Google'ın çok fazla kullanılmayan ama hayat kurtaran servislerinden biri de Google Kitaplar. Elinizde Pdf notlarınız varsa ve bu dosyaları bir bulut servisine yüklemek istiyorsanız Google Kitaplar tam sizin aradığınız servis. 1000 adet pdf dosyanızı (en fazla 100 MB olmak koşuluyla) Google Kitaplar servisine yükleyebilir ve istediğiniz her an dosyalarınıza ulaşabilirsiniz.

    Aslında yükleyebileceğiniz format Pdf ile sınırlı değil. E-kitap okumayı seven bir insansanız .epub formatını duymuşsunuzdur. Google kitaplar servisi .epub formatındaki kitapları da destekliyor. Pdf dosyalarında olduğu gibi yine en fazla 100 MB büyüklüğündeki kitapları yükleyebiliyorsunuz.

    Olaya iki açıdan bakmak gerekirse, hem bulut zihniyetiyle hem de ekitaplarınızı saklayabileceğiniz bir e-kütüphane gözüyle bakabiliriz. Ders notları veya elimizdeki önemli notları Google kitaplar hizmetine yüklemek Google Drive alanımızdan tasarruf yapmamızı sağlayacaktır. Elimizdeki dosya büyüklüğünü standart olarak en yüksek değer olan 100 MB hesaplarsak kabaca 1000 kitap 97 GB'a karşılık gelecektir. Google Drive'ın bize ücretsiz olarak 15 Gb alan veriyor.

    Gerçi piyasadaki e-pub kitapların ortalama 1 Mb civarında, pdf formatındaki dergilerin de 20 Mb civarında olduğunu varsayarsak 1000 MB kitap veya 19 GB civarında dergi saklayabiliyoruz. En az 1 Gb da olsa yine 15 Gb'lık alanımıza dokunmamış oluyoruz.

    Peki elimizdeki pdf ve epub dosyalarını kütüphanemize nasıl ekleyeceğiz ? Bunun için yapmamız gereken işlemler şu şekilde:

    1. - Öncelikle Google Play Store'a giriş yapıyoruz.
    2. - Sol taraftaki menüden "Kitaplar"a tıklıyoruz
    3. - Ardından "Kitaplarım" a tıklıyoruz.
    4. - Sağ üst köşedeki "Dosya Yükle" butonuna tıklıyoruz.
    5. - İsterseniz açılan menüden Google Drive'daki Pdf ve epub dosylarını yükleyebilir, alandan tasarruf edebilirsiniz.

    E-kitap okuma programı olarak Google Kitaplar...

    Kitapların ve dergilerin kokusunu hiçbir şeye değişmeyen insanlar vardır. Ne yazık ki ben onlardan biri değilim. Elime kitap alıp, çok fazla kitap okuyan bir insan da değilim ama e-kitap, e-dergi olunca iş biraz değişiyor. Zamanında 320x320 ekranlı bir cep telefonunda roman okuyup bitirmişliğim vardır. Artık daha büyük ekranlı telefonlar ve hatta tablet kullanmaya başlayınca yine eski hastalığım nüksetti ve kitap okuyabileceğim programları araştırdım. En iyi üç listemin birinci sırasında Google kitaplar var.

    Google Kitaplar Android işletim sistemli cihazlarınızda kullanabileceğiniz en başarılı programlardan biri. Benim için birinci sırada olmasının nedeni kullandığımız tüm Android cihazlarla senkronize olabilmesi. Konuyu biraz daha açayım hatta bir örnekle anlatayım. Diyelim ki elinizde cep telefonunuz ve tabletiniz var. İkisi de Android işletim sistemiyle çalışıyor ve her ikisiyle de kitap okumak istiyorsunuz. Tabletinizde okuduğunuz kitapta 165. sayfaya geldiniz ama dışarı çıkmanız, bir yolculuk yapmanız gerekiyor. Telefonunuzda Google Kitaplar programını açtığınız zaman kaldığınız sayfadan yani 165. sayfadan okumaya devam ediyorsunuz. Nerede kaldığınızı not almanıza gerek yok bunu Google sizin için yapıyor zaten. Eve geldiğinizde bilgisayarınızdan kitap okumak isteyebilirsiniz (veya windows yüklü tabletinizden). Yine kaldığınız yerden okumaya devam etmeniz mümkün. Sayfa çevirme efekti ve gece modu gibi en çok aranan özellikler de mevcut. Ücretsiz olması ise en büyük avantajı.

    Mantano ebook Reader (Bookari)

    Tabletimde kullandığım başarılı bir uygulama. Epub2 ve Pdf formatlarını destekliyor. DRM korumalı Pdf dosyalarını açabiliyor. Kendi içerisinde bir bulut sistemi mevcut. Ücretli üyelik karşılığında kitaplarınızı buluta yüklemenize izin veriyor.

    Google Play Linki

    Moon+ Reader

    Birçok platformda bulabileceğiniz Moon+ Android'de de var. Kendisini ispatlamış bir program. epub,mobi,chm,cbr,cbz,umd,fb2,txt,html uzantılı dosyaları açabiliyor. Rar ve zip gibi sıkıştırılmış dosyaları da açabiliyor. Tema desteği ve Dropbox bağlantı seçenekleriyle ön plana çıkıyor. Dropbox hesabınızdaki kitapları okuyabiliyorsunuz. Mantano gibi buluta para vermenize gerek kalmıyor.

    Google Play Linki

    Aldiko Reader

    Kullanıcı yorumlarında birçok probleminden bahsetmişler. Toplu kitap eklemede sorun çıkardığı, hafıza kartındaki kitapları telefonun kendi hafızasına taşıdığını söyleyenler var. Kendisine pek ısınabildiğim söylenemez.

    Google Play Linki

    Wattpad

    Wattpad aslında bir e-kitap okuma programı değil. Yukarıdaki programlar elinizdeki kitapları okumanıza izin veren programlar. Yani elinizde epub, pdf vb. dosyalar yoksa bir yerlerden temin etmeniz gerekiyor. Wattpad'de ise böyle bir problem yok. Okumak istediğiniz kitabın adını yazıp arıyorsunuz. Eğer sunucuda o kitap varsa okumaya başlıyorsunuz. Ara ve oku mantığı bu...

    Google Play Linki

    Amazon Kindle

    Bilinen en eski ve başarılı e-kütüphane desem sanırım yanlış olmaz. Yukarıda saydığım programların hepsinden farklı bir uygulama. İçerisinde mağaza mevcut ve okumak istediğiniz kitapları mağazadan satın alabiliyorsunuz.

    Google Play Linki

    Devamı »
    Serdar Yavuz
    0 Comments

    You Might Also Like

    Android için Takvim Uygulaması Önerileri

    Android için Takvim Uygulaması Önerileri



    Arkadaşlarımızın ve ailemizin doğum günlerini, tuttuğumuz takımın maçlarını, hava durumunu, izlediğimiz dizilerin yayınlanma tarihlerini ve daha birçok bilgiyi otomatik olarak nasıl takvimimize ekleyebileceğimizi geçtiğimiz yazımda anlatmıştım. İlgili yazıya buradan ulaşabilirsiniz. Bu yazıda ise takvimimizi Android işletim sistemli cihazlarımızda görüntülemek için kullanabileceğimiz programlara göz atacağız.

    Öncelikle şunu belirtmek istiyorum. İlla bir uygulama indirmemize gerek yok. Zaten kullandığımız telefonların / tabletlerin içinde bir takvim uygulaması ön yüklü olarak geliyor. Samsung, Sony, LG, Motorola, Asus gibi üreticiler kendi takvim programlarını kullanıyorlar. Her üreticinin takvim programı farklılık gösteriyor. Bu yüzden tek tek üreticilerin  takvim programlarının özelliklerini artı eksi yönleriyle burada inceleme imkanım yok. Önerim önce telefonun içindeki takvim uygulamasını kullanmanız, tasarımı / kullanımı hoşunuza gitmezse üçüncü parti bir yazılım yüklemeniz yönünde.

    Google Calendar

    İlk göz atacağımız uygulama Google'ın resmi takvim yazılımı. Android'in 5.0 lolipop güncellemesine kadar adeta bir kenara atılan uygulama, Lollipop güncellemesi ile birlikte "Materyal Dizayn" görünümüne kavuştu. Görsel açıdan ferah ve canlı bir görünüme sahip. Google takvim ayrıca eklenti (widget) desteğine sahip. LG G3'de sadece 2x3 büyüklüğünde "Takvim" isimli eklentisi mevcut ama boyutlandırılabilinir yapısı sayesinde istediğiniz ölçüleri kullanabiliyorsunuz. Uygulamanın Türkçe dil desteği de var. Sade ve şık bir takvim arıyorsanız mutlaka "Google Calendar" uygulamasına göz atmanızı öneriyorum.







    Jorte Takvim

    Japonya - Çin - Kore üçgeninden çıkan uygulamalar hep bana garip gelmiştir. Adamların "Smiley" dediğimiz çıkartma hastalığı var. Genellikle tasarımları geleneksel anime / manga etkisinde kalıyor. Ülkemizde bunu seven birçok insan var biliyorum ve onlara saygı gösteriyorum ama kesinlikle bana göre değil. Genellikle bayanların ve anime / manga seven arkadaşların ilgisini çekebilecek bir takvim. Ücretli ve ücretsiz versiyonları mevcut. Ben ücretli üyeliği gerektirebilecek ekstra bir özelliğini göremedim açıkçası. Bu takvimin en önemli özelliği çıkartma desteğinin bulunması. Bu çıkartmalar internetteki Google Takviminizde görünmüyor maalesef. Sadece programla sınırlı kalıyor. Uygulamanın Türkçe dil desteği var. Denemek isteyenler için linkini şöyle aşağıya ekleyelim..






    aCalendar

    Kullandığınız takvim uygulaması arkadaşlarınızın doğum günlerini gözünüze gözünüze sokmasını istiyorsanız aCalendar aradığınız program. Arkadaşlarınız doğum günlerini bir gün önceden size hatırlatan aCalendar farklı bir tadsarıma sahip. Ücretsiz versiyonu normal kullanım için yeterli olsa da tüm güzelliklerini aCalendar+ isimli ücretli versiyonuna saklamış. Para verip kullanmak gibi bir niyetim olmadığı için ücretli versiyonunu enine boyuna deneyemedim. Yorumlarına bakacak olursak kullanan arkadaşlar baya memnun kalmış. En son baktığımda 6,99 TL / 4,99$ etiketine sahip olan program gönül rahatlığıyla denenebilinir. Uygulumada Türkçe dil desteği mevcut. Yan taraftaki görsel muhtemelen ücretli sürümüne ait. Ay görünümünde arkadaşlarımın resimlerini göremedim çünkü..






    Sunrise Calendar

    Son derece "Cool" bir uygulamayla karşı karşıyayız. "Minimal Design"dan nasibini alan Sunrise mutlaka denenmesi gereken bir uygulama. Son derece sade ve anlaşılır arayüzü, kolay kullanımı, içerisinde barındırdığı hazır takvim desteği (spor,ayın evreleri, bayram ve borsa gibi) ile ön plana çıkıyor. Sunrise ayrıca popüler uygulamalarla senkronize bir şekilde de çalışabiliyor. Bu uygulamalar arasında Facebook, Twitter, Linkedin, Foursquare, Evernote, Github, Todoist, Google Tasks da var. Liste aslında biraz daha uzun ama popüler uygulamaları yazdım. Yukarıda spor diyerek geçtik ama aslında bunu açmakta fayda var. Futbol Süper Lig, 1. Lig, 2. Lig, 3. Lig, Basketbol erkekler ve kadınlar (Avrupa maçları ve özellikle Euroleague dahil) , Voleybol erkekler ve kadınlar, Formula 1 ve motorsporları, Premier lig takımları elinizin altında. Ayarlardan "Interesting Calendars" a bakmanız yeterli. Aslında Google Takvim inceleme yazımda anlattığım hemen hemen herşeyi bu uygulama ile bir tıklama ile zahmetsizce yapabiliyorsunuz. Uygulama tamamen ücretsiz ve ücretli bir versiyonu yok. Ayrıca uygulama içerisinde Google reklamları da yok.






    Digical

    Son olarak inceleyeceğimiz takvim uygulaması ise Digical. Benim de ücretli sürümünü kullandığım uygulama özellikle güçlü widget desteği ile ön plana çıkıyor. Google Calendar ve Sunrise Calendar'dan sonra kullanımı en rahat takvim uygulaması. Ücretli versiyonuna ek olarak abonelikle 15 günlük hava durumunu takviminize ekleyebiliyorsunuz. İşini tam anlamıyla yapan bu takvim uygulamasını herkese öneriyorum. Bu arada uygulamada Türkçe dil desteği de var.





    Sonuç ve Değerlendirme

    Yazımda da belirttiğim gibi benim kullandığım uygulama Digical. Ücretli sürümünü kullanıyorum. Uygulamaya para vermemiş olsam muhtemelen Sunrise Calendar kullanırdım. Google Calendar da ciddi bir alternatif. Hala daha karar veremediyseniz, aşağıdaki widget (eklenti) görsellerine göz atabilirsiniz. Telefonumdan aldığım ekran görüntüleri umarım bir fikir sahibi olmanızda yardımcı olur.

    Devamı »
    Serdar Yavuz
    0 Comments

    You Might Also Like

    Google Servislerini Efektif Kullanma Rehberi - Takvim

    Google Servislerini Efektif Kullanma Rehberi - Takvim



    İtiraf edelim Google günlük hayatımızın büyük bir kısmında bizimle beraber. Internette arama yapmaktan maillerimize bakmaya, vidyo seyretmekten Android işletim sistemli bir cihaz kullanmaya kadar kullandığımız servislerin birçoğu Google bünyesinde. Sevin veya nefret edin Google servislerini kullanıyoruz. "Yoo ben kullanmıyorum" yanıtını duyar gibiyim. Okuma arkadaşım sen. Arkadaşı alalım buradan.

    Hazır Google hesabımız varken, kullandığımız veya kullanmadığımız servisleriyle neler yapabileceğimize bir göz atalım dedim. Başlangıcı Google'ın takvim uygulamasıyla yapalım.

    Google Calendar

    Calendar yani takvim uygulaması ile unutmamanız gereken tarihleri not alabilirsiniz yada bu tarihleri Google'ın sizin için otomatik olarak not almasını isteyebilirsiniz. Aldığınız bu notları Android veya diğer akıllı cihazlarınızla senkronize edip, her an cep telefonunuzdan veya bilgisayarınızdan erişip hiçbirşeyi kaçırmazsınız. Şimdi neler yapabileceğimizi maddeler halinde inceleyelim.

    Facebook Kişilerinizin Doğum Günlerini Google Takvime Ekleme

    Sizde arkadaşlarınızın doğum gününü unutan bir insansanız eminim bu özellik çok işinize yarayacak. Öncelikle yapmamız gereken şey Facebook hesabımızda oturum açmak. Facebook hesabınızda oturum açtıktan sonra sol tarafta "Haber Kaynağı" ile başlayan menülerin altındaki "Etkinlikler" linkine tıklıyoruz. Karşımıza etkinliklerimizin yer aldığı sayfayı görüyoruz. Sol tarafta "Yaklaşan", "Ajanda", "Abonesin" gibi linkler görüyorsanız doğru yerdesiniz. Daha sonra bu sayfanın en altında sağ tarafta (yani sağ alt köşede) "Etkinliklerini Microsoft Outlook, Google Takvim veya Apple Takvime ekleyebilirsin" şeklinde bir yazı göreceksiniz. Biz doğum günlerini eklemek istediğimiz için "Doğum Günleri"ne tıklıyoruz. Chrome veya diğer tarayıcılarda Harici Protokol isteği şeklinde bir uyarı çıkabilir. "Uygulamayı Başlat" dedikten sonra varsayılan takvim uygulamamız açılacak. Açılan uygulamadaki linki kopyalıyoruz.Bu linkin önünde webcall:// ifadesi olabilir. Biz sadece http ile başlayan kısmı kopyalıyoruz. Şimdi yeni bir sekmede Google Calendar'ın web sitesine girelim.

    http://www.facebook.com/ical/b.php?uid=000000000&key=xxxx-xxxxxxxxxxx benzeri bir link olması gerekiyor.

    Google Takvim sayfasında kullanıcı adı ve şifrenizle oturum açtıktan sonra sol tarafta bir sütun göreceksiniz. Bu bölümde "Oluştur", bulunduğumuz ayı gösteren küçük bir takvim, "Takvimlerim" ve "Diğer takvimler" yer alıyor. "Diğer takvimler" bölümünün sağında bulunan (aşağı ok şeklindeki) simgeye tıklıyoruz. Açılan menüden "URL ile ekle" dedikten sonra kopyalamış olduğumuz linki yapıştırıyoruz. "Takvime Ekle" dediğimiz zaman Facebook kişilerimizin doğum günlerini  başarıyla Google takvime aktarıyoruz.

    Futbol ve Basketbol Maçları Google Takvime Nasıl Eklenir ?

    Yukarıdaki resim dikkatinizi çekmiştir. Diğer takvimler altında birçok başlık var. Sırayla hepsini nasıl ekleyeceğimizi açıklayacağım ama ilk önce futbol ve basketbol başlıklarına göz atalım. Doğum Günlerini eklemeye oranla daha kolay bir şekilde takvimimize eklemek mümkün. Yine az önce yaptığımız gibi "Diğer takvimler"in açılan menüsüne tıklıyoruz. "İlgi Çeken Takvimlere Göz At" diyoruz. Karşımıza çıkan menünün üst kısmından "Spor" sekmesini seçiyoruz.  Karşımıza ekleyebileceğimiz spor dallarının listesi çıkıyor. Eğer Türkiye Basketbol Ligi (Erkekler) maçlarını eklemek istiyorsanız en altın bir üstünde bulunan "Turkish Basketball League - TBL"yi, Eurocup (ULEB) maçlarını eklemek istiyorsanız üçüncü sıradaki "Basketball Eurocup - ULEB"i seçmeniz gerekiyor. Maalesef Turkish Airlines Euroleauge maçlarını ekleyemiyoruz çünkü listede bulunmuyor. Aynı şekilde NBA, WNBA gibi organizasyonların maçlarını da bu menüden ekleyebiliyoruz. 

    Futbol maçlarını eklemek istediğimiz zaman karşımıza daha fazla seçenek çıkıyor. Yine üst taraftaki "Spor" sekmesine tıklıyoruz. "Futbol"a tıkladığımız zaman karşımıza ekleyebileceğimiz turnuvaların / liglerin isimleri çıkıyor. "Turkish Super League" ile Süper Lig maçlarını, "UEFA Champions League" ile şampiyonlar ligi maçlarını, UEFA Avrupa kupası maçlarını, Dünya Kupası ve Avrupa şampiyonası, İngiltere, İspanya, Almanya, İtalya ligi maçlarını ve daha birçok ligi ekleyebiliyoruz.

    Atladığım önemli bir nokta var. Lig / Turnuva seçtikten sonra eklemek istediğiniz takımı soruyor. Siz eklemek istediğiniz takımı seçiyorsunuz ve o takımın seçtiğiniz ilgili lig / turnuvadaki maçlar takviminize ekleniyor. Örneğin "Pınar Karşıyaka"nın maçlarını eklemek istediğinizde TBL altından Pınar Karşıyaka'yı seçerseniz sadece Türkiye Basketbol ligindeki maçlarını eklemiş oluyorsunuz. Eurocup'daki maçlarını eklemek için tekrar ilgili başlık altından ekleme yapmanız gerekiyor.

    Formula 1 yarışları Google Takvime nasıl eklenir ?

    Hazır konu spordan açılmışken yine spor dallarından devam edelim. Formula 1 yarışlarını takvimimize eklememiz mümkün. Bunun için önce F1 Calendar web sitesini ziyaret ediyoruz. Sitenin en üst kısmından yaşadığımız yeri (bulunduğumuz zaman dilimini) güncelliyoruz. "Showing local times for London,Europe Change" kısmından "Change" dedikten sonra "Istanbul"u seçiyoruz. 
    Ardından "Add these race dates & times to Outlook, Google Calendar, iCal or your mobile >>" yazan yere tıklıyoruz. Açılan menüde karşımıza sırasıyla 1.antreman , 2.antreman, 3.antreman, Sıralama (Pol pozisyonu) ve Yarış seçenekleri çıkıyor. Takviminizde görmek istediklerinizi işaretliyorsunuz. Eğer isterseniz yarış başlamadan önce uyarı alabiliyorsunuz. Bunun için gerekli yeri doldurmanız gerekiyor. "Get Calendar" butonuna basıyoruz. "For Google Calendar" başlığı altındaki linki kopyalıyoruz. Kopyaladığımız bu linki daha önce anlattığım gibi "Diğer Takvimler" menüsünden takvimimize ekliyoruz.

    Foursquare (Swarm) Check-in'lerinizi Google Takvime Ekleme

    Eğer isterseniz Swarm ile yaptığınız yer bildirimlerini takviminize ekleyebilirsiniz. Bu sayede takviminize bakıp nereye ne zaman gittiğinizi görebilirsiniz. Yapmanız gerekenler şu şekilde. Öncelikle Foursquare Check-in Feeds sayfasına giriyoruz. Sayfanın en altındaki "GCAL" linkine tıklıyoruz. Link bizi Google takvim sayfasına yönlendirecek. 

    Eğer bu şekilde takviminize ekleyemezseniz "GCAL"ın üzerinde bulunan "ICS" linkini kopyalayın. Kopyaladığımız bu linki daha önce anlattığım gibi "Diğer Takvimler" menüsünden takviminize ekleyin. 

    Hava Durumu , Resmi Tatiller , Ayın Durumu ve diğerleri

    Google takvimin geri kalan hazır takvimlerine göz atacak olursak; karşımıza çıkan seçenekler arasında, Hava Durumu, Ayın Evreleri, Güneşin doğuş ve batış zamanı, Resmi tatiller ve Dini tatiller dikkat çekiyor. Meraklısı için "Yıldız Tarihleri" gibi gök bilimsel seçenekler de mevcut. Yukarıdaki seçeneklerin tamamına ve daha fazlasına "Diğer takvimler" , " İlgi Çeken Takvimlere göz at" menüsünden ulaşılabilir.

    İzlediğim yabancı dizilerin yayınlanma tarihini Google takvime eklemek mümkün mü ?

    Bu sorunun cevabı evet. İzlediğiniz yabancı dizilerin yayınlandığı tarihleri veya Torrent dosyasının çıkma tarihini takviminize ekleyebilirsiniz. Böylece dizilerinizi takviminizden kolayca takip edebilirsiniz. Nasıl yapılır kısmına geçecek olursak. Öncelikle Tvrage, Episode Calendar veya showRSS sitelerinden birine üye olmanız gerekiyor. uTorrent ve Rss konusunda ShowRSS'den bahsetmiştik. Bu yüzden tekrar dizi ekleme aşamalarını anlatmayacağım. Takvime nasıl ekleriz kısmından devam edeceğim.

    showRSS ve Google Takvim


    Dizilerimizi ekledikten sonra yukarıdaki menüden "feeds" kısmına geliyoruz. Yukarıdaki resimde gördüğümüz ekran karşımıza çıkıyor. "Schedule feed:" kısmından "iCalendar" seçeneğini seçip "Get schedule feed" butonuna basıyoruz. Açılan yeni sayfadaki "Calendar feed" linkini kopyalıyoruz. Kopyaladığımız bu linki daha önce anlattığım gibi "Diğer Takvimler" menüsünden takvimimize ekliyoruz.

    Episode Calendar ve Google Takvim

    Episode Calendar dizilerimizi takip etmemiz için yapılan bir site. Takip ettiğimiz dizilerin kaçıncı bölümünde kaldığımızı işaretleyerek not almamızı sağlıyor.Site, bedava üyelik ile 20 adete kadar dizi takibi yapmamıza izin veriyor. Ayrıca yine bedava üyelikle dizilerimizi Google takvime ekleyebiliyoruz. Öncelikle Episode Calendar sitesinden üyelik alalım. Üyelik işlemi bittikten sonra sisteme giriş yapıyoruz.Sol üst köşedeki arama kısmından eklemek istediğimiz dizileri arıyoruz. Açılan dizi sayfasının sol üst köşesinde bulunan yeşil "Add to my shows" butonu ile diziyi favorilerimize ekliyoruz. Eklemek istediğimiz tüm dizileri aynı yöntemle teker teker ekliyoruz. Ardından sol taraftaki menüden "My profile" > "Settings" yolunu izliyoruz. Açılan sayfadaki menüden "RSS/ical feeds"e tıklıyoruz. (yukarıda). "Add your ical feed to your Google calendar using this link" başlığının altındaki linki kopyalıyoruz. Kopyaladığımız bu linki daha önce anlattığım gibi "Diğer Takvimler" menüsünden takvimimize ekliyoruz.

    Tvrage ve Google Takvim

    Öncelikle üyeliğimiz yoksa yukarıdaki menüden "Register"a tıklayarak üye oluyoruz. Üyelik
    işlemleri bittikten sonra sisteme giriş yapıyoruz. Sağ üst köşedeki arama çubuğu yardımıyla takvimimize eklemek istediğimiz dizileri arıyoruz. Açılan sonuç sayfasında eklemek istediğimiz diziye tıklıyoruz. Açılan tanıtım sayfasının sağ tarafında bulunan "Favourite" butonuna tıklayarak favorilerimize ekliyoruz. Eklemek istediğimiz tüm dizileri aynı yöntemle teker teker ekliyoruz. Ardından üst taraftaki menüden "Home" > "Feeds" > "Ical Feed" yolunu izliyoruz. Açılan sayfadaki linki kopyalıyoruz. Kopyaladığımız bu linki daha önce anlattığım gibi "Diğer Takvimler" menüsünden takvimimize ekliyoruz. Gotham adlı diziyi daha önce eklediğim için "Favourite"in yanında eksi (-) işareti var. Normalde "Bookmark" da olduğu gibi artı (+) işareti oluyor. Resim sizi yanıltmasın.


    Bu ve daha fazla örnekle özellikle iCal linklerini Google takvime eklememiz mümkün.
    Takvim ekleme işini hallettik. Peki Android cihazlarımızda kullanabileceğimiz uygulamalar neler ? En iyi uygulamaları teker teker denedik ve sizin için yazdık. Android için Takvim Uygulaması Önerileri

      full_width
    Devamı »
    Serdar Yavuz
    0 Comments

    You Might Also Like

    Phone Evolution

    Phone Evolution




    Yine bir mim, yine Sezer ve yine enteresan bir konu. Konu neydi ya bir saniye hemen bakıyorum (kopya çekiyor): "İlk telefonum ve şimdiye kadar kullandığım telefonlar". Konuda bir açık var ilk önce onu belirtmek istiyorum. Bu mim altında yazan arkadaşların hepsi sahip oldukları cep telefonlarıyla ilgili yazı yazmışlar. Konunun herhangi bir yerinde cep telefonu ibaresi geçtiğini göremiyorum. Sabit hatları işin içine katarak bambaşka bir noktaya taşısam mı diye düşünüyorum. Neyse taşımayayım ama küçük bir dipnotla olayı cep telefonu hadisesine bağlayayım en iyisi. Annemler, ablamla benim kullanmam için (internet yüzünden, bknz. 145, 146'lı dönemler) bir hat alıp bizim odamıza bağlamışlardı. İlk telefonum herkesin kullandığı bildiğin sabit hattı arkadaşım.

    Nokia 5110'lu Yıllar


    Cep telefonu olarak ilk ne kullandın sorusunun doğru cevabı Nokia 5110 olacak. Zamanında ablama gazete kuponlarını biriktirerek aldığımız telefonların atası olmaya aday olan bu telefonu lise iki veya lise üçten itibaren (tam olarak hatırlayamıyorum 2002 veya 2003'e tekabül ediyor) kullanmaya başladım. Muhtemelen 2003 yılı olacak çünkü dedemin vefatıyla hemen hemen aynı zamanda diye hatırlıyorum. Şimdi size oturup Nokia 5110'un özelliklerinden bahsetmeyeceğim demeyi çok isterdim ama bahsedeceğim tabiki.

    Hemen kısaca hatırlamak gerekirse antenli olan bu süper telefon 1,9 inch genişliğe 1,2inch kalınlığa ve 5.2 inch yüksekliğe sahip. Ağırlığı 6 oz, Ağırlığının en önemli nedeni arkasında bulunan 900mah gücündeki pili. Ayrıca bu telefon 84x48 LCD ekrana sahipti. 84x48 derken kastettiğim şey 84 karakterlik sütun yüksekliği ve 48 karakterlik satır genişliği. Karakter dediğim de nokta öyle kafanda uzay mekiği canlanmasın. Tabi sen diyeceksin tutmuş inch olarak, oz olarak değerlerini yazmış diye. Herhalde öyle yazacağım ne kadar takoz bir telefon olduğu anlaşılmasın diye kendimi yırtıyorum gördüğün gibi. Biraz saygı başka birşey değil.

    Siemens A52 mi O ?


    Tabi ben bu telefonu üniversiteye hazırlık döneminde de kullanmaya devam ediyordum. O zaman bir moda çıkmış insanlar telefonlarını boyunlarına asıyorlardı. Bende 5110 ile böyle birşey yapma gaflet ve delaletinde bulundum. Baktım olacak gibi değil her adımda yer çekimine karşı koymak zorlaşıyor, daha küçük ve zarif bir telefon almalıyım dedim. Ablam Siemens C55 alınca bende Siemens telefonlara yöneldim. A52 modeliyle yeni çıkan boynuna telefon asma modasına hızlı bir giriş yaptım.

    Wap olayının patlak vermesi ve yeni oyunların indirilip yüklenebilmesi telefon değiştirmek için gayet geçerli bir sebepti. Ayrıca artık renkli ekran telefonlar çıkmıştı. Benim renkli ekran bir telefona sahip olmam gerekiyordu. 

    Ama tamda hikayenin bu kısmında bir sorun var. Bu zamana kadar anlattığım herşey gayet net. Unutmuş olacağım veya atladığım bir konu yok. Bundan sonrası biraz karmaşık çünkü tam olarak hatırlayamadığım bir konu var; Ben Sony Ericsson T610 kullandım mı ? Yoksa kullanmadım mı ? Bak bu konu çok muallakta işte. Gerçekten hatırlayamıyorum.

    Sony Ericsson T610 ve T630'lu yıllar.. Yoksa sadece T630 mu?


    Dediğim gibi renkli ekran telefon olayına beyaz T610 ile giriş yaptım diye hatırlıyorum. Gayet başarılı bir telefondu. Bir kere telefonun java desteği vardı ve renkli ekrandı. Hey yavrum hey sen kiminle dans ediyorsun.İtiraf et sende merak ettin T610'u. Hemen hatırlatayım o zaman. 1.7 inch genişlik, 0.7 inch kalınlık ve 4 inch yüksekliğe sahip bu telefonun ağırlığı 3,4 oz. Şimdi 5110'u inch ve oz olarak tanıtınca mecburen aynı ölçülerden devam edeyim dedim. Telefonda Gprs, Java ve Bluetooth var, hafızası ise 2 Mb. Ekran 128x160 piksel ve 16 bit (65000 renk).Pil konusunu da atlamayalım 750 mah pili var.
    Şimdi ben bütün telefonları böyle tanıtırsam işimiz var. Yazı baya uzayacak. Bu yüzden biraz hızlanalım. T610 kullandım mı emin değilim ama siyah T630 banko kullandım. Bundan adım gibi eminim. T630'un T610 dan farkı daha iyi bir kameraya sahip olması. T610'da 0.1 mp kamera varken T630'da 0.3 mp bir kamera var. 1 megapiksel demiyorum 0.1 dedim evet doğru gördün.

    Sony Ericsson W300i


    Gelişen teknoloji ve müzik telefonlarının yavaş yavaş ortaya çıkmasıyla beraber bir sonraki durağım Walkman serisi müzik telefonlarından W300i oldu. Bana bu yazıyı paslayan Sezer belki bu telefonu hatırlar çünkü üniversitede bu telefonu kullanıyordum. 20 Mb dahili hafızasının yanında Microsd gibi bir mucizeyi desteklemesi takdire şayan bir durumdu. Kamerası yine 0.3 mp'di belki ama 4x dijital zum yapabiliyordu. Zaten önemli olan mp3 çalar işlevi görmesiydi. Bunu da zamanın şartlarına göre gayet iyi bir şekilde yapabiliyordu.

    Akıllı telefonlarla tanışma anı: Merhaba Windows Mobile 6.5


    Artık akıllı telefon almanın zamanı gelmişti. Zaten o zamanlar piyasada akıllı telefon olarak adlandırılabilecek sadece iphone'lar vardı. Ki ben o zamanlar onlara ipod'un telefon hali olarak baktığım için pek akıllı olduklarını düşünmüyordum açıkçası. --- Burada bir yanlışımı düzelteyim Android telefonlar piyasada vardı. Froyo 2.2 daha yeni yayımlanmıştı. Hem Türkiye'de daha yeni meşhur oluyorlardı hem de biraz pahalılardı diye hatırlıyorum. Eğer yanlış hatırlıyorsam yanlış bir tercih yapmışım demektir. --- Abimin arkadaşlarının elinde gördüğüm HTC telefonlar benim acayip ilgimi çekmişti. Yine abimin arkadaşları (ki kendileri pilot oluyorlar) bu telefonların gps özelliğini hayvani bir şekilde kullanıyorlardı. İşte bu telefon benim olmalı dediğim an gps üzerinden yol tarifini sesli bir şekilde duyduğum andır.

    Bende hemen HTC nedir yenilir mi şeklinde bir araştırmaya girdim ve HTC Touch 2 almaya karar verdim(20.05.2010 / 643,22 TL Hepsiburada.com ile). Kapasitif dokunmatik ekranlı (240x320 piksel - 65K) bu telefonun yanında birde kalemi vardı. Yani Sezer'cim senin kullandığın Note 2'nin kalemi var ya işte onun ataları. 3.15 Mp kamerası ve en önemlisi canımdan bezdiren Windows Mobile 6.5 işletim sistemiyle göz dolduran telefonun 256 MB rami eşantiyon  olarak içinde geliyordu. Ama itiraf etmem gereken bir özelliği vardı ki hala daha o özelliğini çok özlüyorum, mükemmel bir gps programı vardı. Bu telefonda kullandığım Gps programındaki tadı (Garmin) şimdiki telefonumda bile bulamıyorum.

    Vay adamım gelmiş! HTC Incredible S


    Efsane olmayı başarmış ve kalplerde yer edinmiş tek telefonum olma özelliğine sahiptir kendisi. Beni tanıyan insanların büyük bir çoğunluğu bu efsaneyle karşılaşmışlardır. Hatice kod adlı HTC Incredible S tam bir emektardı. İlk geldiğinde içinde Android 2.2 Froyo veya 2.3 Gingerbread yüklüydü tam hatırlamıyorum. 2014 yazında bedeni daha fazla dayanamadı ve 4.4.4 Kitkat ile bana veda etti. Bütün Android alemini tamamen keşfetmeme yardımcı olan telefondur. Root atma ve Rom atma işlemini İncredible S ile öğrendim. Telefon elimden düşe düşe kasası yamuldu. Çin'den kasa sipariş ettim. Kasa değiştirirken ekranı kırdım. Bunun üzerine Çin'den ekran sipariş ettim. Ekranı ve kasayı başarılı bir şekilde değiştirdim. İlk aldığımda Siyah olan telefon ölmeden önce kırmızı renkteydi. Türkiye'deki nadir kırmızı Incredible S'lerden biri olan Hatice elinden geldiği kadar çağın yeniliklerine ayak uydurmaya çalıştı. Şu anda üzerinde deneyler yapabilmesi için kuzenime teslim ettim. En uzun kullandığım telefon olma ünvanını (3 yıl) elinde bulunduruyor.

    Ara sıcak: Sony Xperia Go


    Incredible S'in kasasını değiştirirken ekranını kırınca telefonsuz kaldım. Aman aman bir özellikleri olmayan tam bir fiyat / performans telefonu arıyordum. Sony Xperia Go almaya karar verdim. Su geçirmeme konusunda tam bir canavar ve hala daha annem tarafından kullanılıyor. Kılıfsız gönül rahatlığıyla kullanabildiğim tek telefon. Kirlendiği zaman ekranı silmek yerine komple suyun altında yıkanmasıyla beni cezbeden muhteşem yetenek.

    Son Durak: LG G3

    3 ay boyunca Youtube'dan tanıtım videolarını izlediğim, almadan önce tüm özelliklerini ezberlediğim LG G3 şu anda kullandığım telefonum. Gayet memnunum ve iyiki almışım diyorum. Şimdiki aklım olsa yine hiç düşünmem gider LG G3 alırdım. Benden sonra üç arkadaşım daha LG G3 aldı. Bir tanesi de direkten döndü. Yeni telefon alacağım ama biraz daha idare eder diyorsanız LG G4'ü bekleyin derim.

    Adettendir gelen tabak boş gönderilmez. Bende bu "Mimi" büyük bir heyecanla Eser'e paslıyorum. Bakalım Hayalmeyal bizlere ne anlatacak ?


    1 inch en son ölçtüğümde 2,54 cm'e karşılık geliyordu. Şimdi ne durumda bilemiyorum.
    Oz (Ounce) dediğimde aklınıza ilk başta Oz büyücüsü geldi biliyorum ama değil. Ağırlık birimi.1 Oz düz hesap 28,4 grama tekabül ediyor. 
    Devamı »
    Serdar Yavuz
    0 Comments

    You Might Also Like

    Tünelde Ayı Var !!!

    Tünelde Ayı Var !!!


    Gizliliğin son derece önemli olduğu durumlarda kullandığımız VPN servisleri yavaş yavaş hayatımızın bir parçası olmaya başladı. Birçok amaçla kullandığımız bu servisler arasında öne çıkan çok eğlenceli bir servisten bahsetmek istiyorum : Tunnelbear

    Bir VPN hizmetinden beklenmeyecek kadar eğlenceli uygulamaları kullanıcı dostu olma özelliğiyle de göz dolduruyor. Aç/kapa mantığıyla çalışan uygulama aylık 500 mb ücretsiz üyelik veriyor. Ayrıca ayda sadece bir kere kullanabileceğiniz bir Twitter promosyonları var. 1 Tweet ile 1 Gb ek alan kazanabiliyorsunuz. Yani ayda toplam 1,5 Gb kullanım alanınız oluyor. Programda kullanabileceğiniz ülkeler arasında ABD, Kanada, İngiltere, İrlanda, İspanya, Fransa, Hollanda, Almanya, İsviçre, İtalya, İsveç ve Japonya var. Bu ülkelerden birisini seçiyorsunuz ve "Ayımız" tünel kazmaya başlıyor. Tünelin sonunda seçtiğimiz ülkeden çıkıyor ve kükrüyor :D

    Açık ara gördüğüm en eğlenceli VPN programının bilgisayar desteğinin yanında Android ve IOS (Iphone & Ipad) desteği de var. Ücretsiz kullanıcı olarak yukarıdaki bütün ülkelere bağlanabilmesi diğer VPN hizmetlerinden ayrıldığı nokta. Çoğu VPN sağlayıcısı ücretsiz modunda Amerika Birleşik Devletlerine bağlanmamıza izin vermiyor. 

    Toronto / Kanada merkezli programın kullanım şartlarında Kanada kanunlarının geçerli olduğu yazıyor. Kanada'da paylaşmanın yasal ama telif hakkı içeren her şeyi indirmenin yasadışı olduğunu düşünürsek bu hizmeti Torrentle birlikte kullanmamanızı öneriyorum. Ne olur, ne olmaz ...

    Twitter promosyonu ile 1 Gb ilave alan kazanabilmek için programın içindeki kısayolları kullanabilirsiniz.
    Devamı »
    Serdar Yavuz
    0 Comments

    You Might Also Like

    Seventh Son (Yedinci Oğul)

    Seventh Son (Yedinci Oğul)




    Uzun zamandır sinemayla ilgili bir şeyler yazmadığımı farkettim ve sıcağı sıcağına bugün gittiğim bir filmle karşınızdayım. Fragmandan da anlaşılabileceği üzere fantastik bir filmle karşı karşıyayız. Film başlamadan hemen önce gösterilen reklamlar sayesinde, filmimizin kitap uyarlaması olduğunu öğrendik. Joseph Delaney'in yazdığı "Wardstone Günlükleri"nin muhtemelen ilk kitabı olan Hayaletin Çırağı'ndan sinemaya uyarlandığını tahmin ettiğim film "Harry Potter" tadında. Serinin en son 12. kitabının çıktığını ve serinin henüz bitmediğini varsayarsak bu filmin de devamı gelebilir.

    Film başlar başlamaz sevgili John Snow (Game of Thrones / Kit Harington) ile karşılaşınca biraz heyecan yapsam da ufak bir rolünün olduğunu anladığımda yıkılmadım değil. Zaten Kit Harington hem Game of Thrones'da hem de filmdeki Billy Bradley rolüyle nasıl bir "Loser" olduğunu bir kez daha kanıtladı. Bu adama bu rol yapıştı kaldı. Bu Kit Harington olmamaş annesi babası bunu bir daha yapsın.

    Böyle hikayelerde kaçınılmaz olan cadı rolünde karşımıza Julianne Moore çıkıyor. Zaten böyle bir filmde cadı rölünü oynayacak bir insana ihtiyacınız varsa seçebileceğiniz üç hatun var; Julianne Moore, Michelle Pfeiffer ve Angelina Jolie. Aralarında bir sırlama yapsam aynen böyle bir sıralama yapardım. Tartışmasız Julianne Moore bu filmde en çok öne çıkan isim.Gerçi Narnia Günlükleri performansıyla Tilda Swinton da var ama ben bu üçlüyü tercih ediyorum.

    Eğer serinin kitaplarını okuyan biri değilseniz ve filme benim gibi balıklama gidecekseniz, filmden büyük bir beklentiniz olmasın. Çok iyi bir film mi ? Değil ama kesinlikle çok kötü bir film de değil. Açlık Oyunları: Alaycı Kuş'tan sonra Julianne Moore'u görmek iyi geldi. Bu kadının birkaç filmini daha bulup seyredeyim bari...

    Filmin Künyesi & Puan

    Oyuncular:
    • Julianne Moore
    • Alicia Vikander
    • Kit Harington
    • Antje Traue
    • Ben Barnes
    • Jeff Bridges
    • Djimon Hounsou

    IMDB Puanı: 5,9
    Serdar'ın Puanı : Sana puanım 5,7 pampa

    Devamı »
    Serdar Yavuz
    0 Comments

    You Might Also Like

    Utorrent ve Rss

    Utorrent ve Rss




    Torrent denildiğinde ilk akla gelen programlardan biri uTorrent. Küçük olması ve hemen hemen her platformda çalışması nedeniyle birçok kullanıcı tarafından tercih edilen bu programın çok kullanılmayan bir özelliği var : RSS desteği.


    Çok fazla kullanılmayan dedim çünkü RSS desteğini benden başka kullanan birisine rastlamadım henüz. Tabiki kullanan bir sürü insan vardır ama kullanmayanlar için kısa bir rehber hazırlamak istedim.

    Öncelikle "RSS Nedir ?" sorusunu kısaca cevaplayalım. RSS, genellikle haber sağlayıcıları, bloglar ve podcastlar tarafından kullanılan, yeni eklenen içeriğin kolaylıkla takip edilmesini sağlayan bir web sayfası bildirimcisidir. İnternet kullanıcısı RSS teknolojisi ile düzenli olarak içerik sunan sitelere abone olabilir ve çeşitli RSS istemcileri sayesinde içeriği takip edebilir.(*1)

    Biz bu teknolojiyi, "Magnet" şeklinde ekli "Torrent" dosyalarını otomatik olarak "uTorrent" programına eklemek için kullanacağız. Sadece bir kez yapacağımız bu ayar sayesinde, dizimizin yeni bölümü yayınlandığı zaman otomatik olarak indireceğiz.

    RSS'leri Nereden Bulacağız ?


    Eztv internetteki en iyi Torrent gruplarından biri. Diziler televizyonda yayımlandıktan bir gün sonra Eztv grubu Torrent olarak dizileri paylaşıyor. RSS şeklinde bulabileceğimiz bir çok dosya bu arkadaşlar tarafından paylaşılıyor. Şimdi alternatif kaynaklara göz atalım.



    ezRSS


    Eztv grubunun resmi sitesi. Kullanımı gayet kolay. Yinede anlatmamız gerekirse ezRSS'ye giriyoruz. Bizi Google'ın giriş sayfası gibi bir sayfa karşılıyor.


    Resimde altı çizili alana dizimizin adını yazıyoruz ve arıyoruz. Ben "The Mentalist" dizisini arattım. Sadece "Mentalist" yazmanız yeterli.

    Arama sonuçlarının çıktığı ekranda "Search Results - Search-based RSS feed [?]" bizim istediğimiz RSS beslemesi. "search-based RSS Feed [?]" yazısına sağ tıklıyoruz ve "Bağlantı adresini kopyala" diyoruz. 


    Listedeki herhangi bir bölümü indirmek istersek "Download" seçeneğinden indirebiliriz. "Quality" görüntü kalitesi hakkında bilgi verirken, "Relase Group" hangi grup tarafından riplendiği bilgisini veriyor. "Relase Group" bilgisi doğru altyazıyı indirmeniz için çok önemli. Bu örnekte indirilmesi gereken altyazının isminde muhtemelen "HDTV.LOL" olacaktır.

    ShowRSS

    Eztv altyapısını kullanan tek site ezRSS değil.ShowRSS, Eztv altyapısını kullanmasının yanı sıra daha fazla özelliğe sahip. Sitenin kullanımı ezRSS'ye oranla daha karmaşık ama bütün dizilerinizi toplu bir biçimde tek besleme ile aradan çıkarma fikri daha başarılı. Öncelikle ShowRSS sitesine giriş yapalım. 


    Siteye ilk kez giriş yapıyorsak, yukarıdaki gibi bir ekran bizi karşılıyor.

    "Register" linkine tıklayarak üye kayıt sayfasına ulaşıyoruz. Bilgilerimizi girdikten sonra yine "Register" ile üye oluyoruz.
    Takip ettiğimiz dizileri tek tek seçip listemize ekliyoruz. İsterseniz daha sonra bu bölümden dizi ekleyebilirsiniz.


    Ekleme işlemi tamamlandıktan sonra yukarıdakine benzer bir ekranımız olacak. Sol taraftaki bölümde eklediğimiz diziler, sağ taraftaki bölümde ise eklediğimiz diziler arasında son bölümü yeni yayınlananları görebiliriz. Sol taraftaki alanda tamamlanmış ve yayından kaldırılmış diziler silik gösterilecek.

    RSS beslememizi elde etmek için üstteki menüden "feeds" linkine tıklıyoruz. "Your Personal Feed" satırında eklemiş olduğumuz diziler için ilk menüden kalite ayarını, ikinci menüden paket ayarlarını seçip "Generate" tuşuna basıyoruz. İsterseniz bu ayarları hiç değiştirmeden direk "generate" tuşuna basabilirsiniz. 



    Beslemenizi yukarıdaki gibi ekleyebileceğiniz gibi "Disable Magnets / Enable namespaces /   Use raw episode names" ayarlarından kişiselleştirerek de ekleyebilirsiniz. Eğer hiçbir ayar yapmadan yukarıdaki linki kopyalarsanız beslemeniz uTorrent'de Dizinizin adı, bölüm numarası ve bölüm ismi olarak görülecek. Dosyayı kimin riplediğini "Release Group" bilmediğimiz için altyazı ararken sıkıntı yaşayabiliriz. Bu yüzden "Use raw episode names" seçeneğini işaretlemenizi ve alttaki linki kullanmanızı tavsiye ederim. İstediğiniz linke yine aynı şekilde sağ tıklıyoruz ve "Bağlantı adresini kopyala" diyoruz. 


    Kickasstorrent

    Alan adı devamlı değişen Kickasstorrent ile de torrent ekleyebiliyoruz. Bunun için tek yapmamız gereken arama kısmına dizimizin adını yazmak ve arama sonuçlarının üzerindeki beslemenin linkini almak.



    Turuncu RSS simgesine sağ tıklayarak "Bağlantı adresini kopyala" seçeneğini seçiyoruz.


    Limetorrents

    Limetorrents değişik ve güzel bir torrent sitesi. Nedense bu sitenin tasarımı bana çok sempatik geldi. "Lime" yani "Misket limonunu" çok sevdiğim için de olabilir bilmiyorum. Bu sitedeki RSS / besleme mantığı biraz daha farklı çalışıyor. Ne indirmek istiyorsanız tek tek elle girmek zorundasınız. Bilgisayarını uzaktan kontrol eden arkadaşlar için bulunmaz bir nimet bu site. Sadece dizi değil ne indirmek isterseniz RSS listenize ekliyorsunuz ve böylece Torrent programı ile uğraşmadan indirme işlemini gerçekleştiriyorsunuz.


    İsterseniz Kickasstorrent'de yaptığımız gibi istediğiniz diziyi aratıp ardından  RSS simgesine sağ tıklayarak "Bağlantı adresini kopyala" seçeneğini seçebilirsiniz.


    Veya arama ekranında çıkan sonuçlardan indirmek istediğinize tıklayarak, indirme ekranına ulaşabilir ardından "Add to RSS" seçeneğine tıklayarak indirme sepetinize ekleyebilirsiniz.



    İndirme sepetinize ulaşmak için önce menüden "Personal RSS Feed" linkine tıklamanız, ardından açılan sayfadaki RSS simgesine sağ tıklayıp "Bağlantı adresini kopyala" seçeneğini seçmeniz gerekiyor.



    Herşey Tamam uTorrent'e ekleyelim


    4 farklı siteden istediğinizi seçtikten sonra tek yapmanız gereken kopyaladığınız RSS besleme linkini uTorrent'e eklemek. (Bilgisayar İçin)




    Dosya - Rss Beslemesi Ekle seçeneğini seçiyoruz.



    "Besleme URL:" kısmına daha önce kopyaladığımız linki yapıştırıyoruz. Beslemelerin daha sonra karışmaması için "Özel isim" seçeneğini kullanabilir ve isim verebilirsiniz. Abonelik kısmında resimdeki ayarları kullanmanızı öneririm. Böylece aynı bölümü iki kere indirmek zorunda kalmazsınız.


    (Android Telefon / Tabletler için)





     Sol üst kısımda bulunan üç çizgili simgeye tıklayarak menüye giriyoruz. "Settings"e tıklayarak ayarlar menüsünü açıyoruz. "Subscriptions" seçeneğine tıklıyoruz. "+ Add Subscription" menüsüne girerek besleme linkimizi kopyalıyoruz. 

    Rss beslemelerini ekledikten sonra sol taraftaki menüden (Pc için) kontrol edebilirsiniz. İndirmek istemediğiniz veya inmesini istediğiniz bölümleri birkez kontrol etmenizde fayda var.


     RSS tanımı Wikipedi'den alınmıştır. Link : http://tr.wikipedia.org/wiki/RSS 
     RSS ile ilgili daha fazla bilgi almak isterseniz : http://www.rssnedir.com/


    Ben bu rehberi hazırladıktan 1 ay sonra ezRSS yayından kalktı. Kickass'a ulaşım kapatıldı. Kickass'a ulaşmak için VPN kullanabilirsiniz. Güzel bir öneri için buraya göz atabilirsiniz. full_width
    Devamı »
    Serdar Yavuz
    0 Comments

    You Might Also Like

    [name=Serdar Yavuz] [img=https://lh3.googleusercontent.com/db2L7IPiqeBU5U6csgCP1qP8h3kawZACluSy2F7JT1XowuqFXtPihUdOTkp_2fIDYFjQg4SwBv4=w180-h150-rw-no] [description=Açıklama yazısı çok yakında eklenecek] (facebook=Facebook Profile Url) (twitter=Twitter Profile Url) (instagram=Instagram Profile Url) (bloglovin=Blogvin Profile Url) (pinterest=Pinterest Profile Url) (tumblr=Tumblr Profile Url)

    Takip Et @rserdar