0

Grooveshark

Grooveshark sayısı giderek artan internet radyolarından biri. Lastfm , Shoutcast Radio , Live365 ve aklıma gelmeyen daha bir çok ünternet radyolarından ayrılan özellikleri var. O yüzden diğer siteleri değil de Grooveshark'ı seçtim. Yavaş yavaş Grooveshark'ı ve hizmetlerini anlatmaya başlayalım. Grooveshark o anda ne dinlemek istiyorsanız size o şarkıyı dinleten bir site. İstediğiniz şarkıyı Google'da arama yapıyormuşçasına arayabilir ve anında dinleyebilirsiniz. Oynatma listesi oluşturabilir internete girebildiğiniz her yerden şarkılarınızı dinleyebilirsiniz. Gayet geniş bir veritabanına sahip olan sitede Türkçe şarkıları da bulabilmemiz mümkün. Bedava hizmet veren sitede ayrıca VIP üyelik hizmeti de mevcut. Ücretsiz özellikleri size yetecektir diye düşünüyorum.

Grooveshark Heryerde : Grooveshark Mobile

Grooveshark hizmetine heryerden ulaşabilmek mümkün. Hatta telefonlarınızdan bile. Android, Nokia, Palm, Iphone, Blackberry telefonlarınız mevcutsa bu hizmeti telefonunuzdan da kullanabilirsiniz. Telefonunuzdan istediğiniz anda istediğiniz şarkıyı dinlemek gerçekten de eğlenceli oluyor. Yukarıdaki listede Windows Mobile işletim sisteminin olmadığını görmüşsünüzdür. Ama merak etmeyin. Windows Mobile işletim sistemi ile de bu hizmeti kullanmanız mümkün. Hem de ücretsiz. Grooveshark Mobile'a ulaşmak için buraya göz atabilirsiniz.
0

Bugünü Yaz Bir Köşeye.....

Hani çok güzel bir gün geçirirsiniz de herkese anlatmak istersiniz ya. İşte bugün benim için öyle bir gün. Bugünü yazmak geldi içimden. Sabah saat 11 gibi uyandım. Çünkü bugün benim tatil günümdü. Rahat rahat geçirdiğim , hiçbir endişemin olmadığı haftanın tek günü. Haftada 1 gün tatil yapmaktan daha kötü birşey yok. Buna emin olun. Bir hafta boyunca o günü bekleyip o günün de jet hızıyla geçmesi çok kötü bir durum. Daha kötüsü ise sıradaki tatil gününe daha 1 hafta olması :)

0

Meyve Çekirdekleri

Yeryüzünün aldığı yağmur oranı 10 yıllık aralıklarda artar. Bu sene (2010) dünyanın periyodik olarak en çok yağmur alan yıllarından biri olacak, yani toprağın bereketinin yüksek olacağı bir yıl. .

Bu nedenle yediğiniz kayısı, şeftali, kiraz, vişne, karpuz, kavun, erik vb. meyvelerin çekirdeklerini lütfen çöpe atmayın, hele çöp poşetlerine ASLA hapsetmeyin.Mümkünse herhangi bir yerde toprağın 10 cm altına gömün. Üzerine de bir bardak su dökün. Gömme imkanınız yoksa bi poşette bu çekirdekleri biriktirip yanınıza alın ( yada arabanıza koyun) arsa, tarla, toprak yol kenarı, yamaç gibi toprağı gördüğünüz alanlara bu çekirdeklerinizi savurun, korkmayın bu çevre kirliliği değildir aksine çevre için yeni hayattır. Doğa hemen o yeni çekirdekleri kucaklar ve besler…

Yapacağınız en kötü hareket çekirdekleri poşetlere hapsetmektir ! Bunu yapmayın ve yaptırmayın.
Yapılan çalışmalarda doğaya başıboş atılan yada dikilen bu çekirdeklerin en az yarısının yeşerip ağaç veya bitki olduğu kanıtlanmış. En büyük israflardan birisi meyve çekirdeklerinin çöpe atılması, ülkemiz adına küçümsenemeyecek büyük bir servet...

Daha yeşil bir ülke için, daha temiz hava için, toprak kaymasını önlemek ve yeni nesillerimize yeşil bir dünya bırakmak için hep birlikte elimizden geldiğince meyve çekirdeği gömelim, savuralım, fırlatalım…
 
Bu uygulama TEMA tarafından başlatıldı ve bilinçli toplum olarak bizlerin desteklerini bekliyor, Doğaya yardım etmek, gelecekte etrafımızı saracak beton ve gökdelenlerden alamayacağımız oksijeni karşılamak için bile bu çekirdeklerden çıkacak ağaçlara ihtiyacımız olacaktır.

Poşete koymadığınız her çekirdek için şimdiden teşekkürler,

DGD Doğa Gönüllüleri Derneği

        Gerçekten çok güzel bir proje olmuş. Umarım bir çok insan bu çağrıya uyar. Türkiye'nin ve Dünya'nın bu tip projelere ihtiyacı var. Umarım ben de bu yazıyı paylaşarak biraz olsun bu projeye katkıda bulunmuş olurum....
0

Sunum Basliklarindaki Kisaltmalarin Anlamlari

Arkadaslar, film indirirken, ya da yasal olarak aldigimiz ya da kiraladigimiz DVD ya da VCD’lerin üzerinde pek çok ibare görürüz. ( DivX / XviD, XVCD/XSVCD, DVDRip, TC, TS, NTSC/PAL, NFO, SUBBED - UNSUBBED … ) Bunlar nedir ve ne ise yarar? Onun hakkinda sizi bilgilendirmek istedim..

KAMERA (CAM)

Kamera, genellikle dijital kameralarla yapilan sinema çekimleridir. Kamerayi sabitlemek için bazen üç ayakli sehpalardan kullanilir, ancak çogu zaman bu mümkün olmaz ve dolayisiyla kamera sallanir. Ayrica kameranin bulundugu yere bagli olarak ekran ortalanamiyabilinir, ve belli bir açidan görüntüyü kaydedilir. Eger düzgünce yerlestirilmisse, ekranda yazi oldugu için kesin birsey söylemek zor ancak çogu zaman bunlar ekranin üstünde ve altinda üçgen sinirlarla gözükürler. Ses ise, kamerayla tümlesik mikrofon araciligiyla kaydedilir, ve özellikle komedi filmlerinde, film sirasinda kahkahalar duyulabilir. Bu faktörler sonucunda görüntü ve ses kalitesi genellikle düsük olur, yalniz sansimiz yaver giderse sinemayi bos bulabilir ve temiz ses sinyallerini alabildigimiz bir çekim olusturabiliriz.

0

Aklıma Bir Şey Geldi....

Aklıma bir şey geldi geçen gün yazmak istedim ama yazamadım. Niye mi çünkü sevgili Google amca ile Devletimiz arasında herkesin bildiği bir şavaş var. Abartmıyorum bu resmen bir savaş. Google'ın bir çok servisine erişim uzun zaman yoktu. Google devlete rest çekti. Devlet Google'a rest çekti ve sonuçta olan bize oldu. Hobi olarak yazdığım bu bloğa yazı yazmaktan soğuttular. Hangi taraf haklı diye soracak olursanız ben bir çok kişinin aksine hükümetin tavrını doğru buluyorum. Youtube içerisinde Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına aykırı birşey varsa kapatılacaktır elbette. Aslında bu konuda ortadayım. Her iki tarafı da tutmuyorum. Youtube ayağı altında yatan başka bir olay var. Google amcamızın Türkiye'den yüklüce bir para kazanmasına rağmen vergi vermiyor olması. Yasanın boşluklarını değerlendirmeye çalışması. Akıllı olup , yapması gerektiği gibi vergi verseydi eğer şu anda bunları yaşamıyor olurduk. Kendisi de üzülmezdi , biz de üzülmezdik. Google aracılığıyla aldığım alan adıma tıklıyorum , sayfa açılmıyor. İşte çoğu blogger kullanıcısının şikayet ettiği , kendi alan adımla kullandığım Blogger sayfam açılmıyor dediği sorunun asıl nedeni bu. Google'ın vergi vermemesi. Beni blog yazmaktan soğutması.

Çoğu insan benim Google'ı ve verdiği hizmetleri ne kadar çok sevdiğimi bilir. Senelerdir düzenli bir biçimde Blogger , Picasa , Analytics , Takvim , Youtube ve tabiki Gmail servislerini kullanıyorum. Rakip servislerindense Google'ın servislerini kullanmayı tercih ederim. Sadece bu servisleri değil Firefox'un yanına ikinci tarayıcı olarak Google Chrome'u kullanıyorum. Android platformunun yüklü olduğu telefonlar da iştahımı kabartmıyor değil. Bunları neden anlatıyorum ? Ne kadar fanatik bir Google kullanıcı olduğumu göstermek için. Ama bütün bunlara rağmen son çıkan olaylar yüzünden alternatif servislere kaymayı düşünüyorum. Blogger'ı bırakıp Wordpress'e geçmeyi çok düşündüm. Ama Blogger'dan yoluma devam edeceğim. Son 5 senedir yaptığım gibi. Eve geri döndüm ve tekrar başka bir yere gitmeye niyetim yok. Umarım Google amca da bu sevgimin karşılığını verir ve en azından alan adı sorununa bir çözüm bulur.....
0

Garip bir Doğumgünü ......

Bugün 18 mayıs salı. Doğumgünümün üzerinden henüz 1:30 saat geçti. Hayatımın en garip ve en karmaşık doğumgünümü geçirdim diyebilirim. İlk defa ailemden biri yanımda değilken bir doğumgünü geçiriyorum. Bu en basit olanı. En alışılabilir olanı belkide. İlk defa doğumgünümde eşek gibi çalıştım. Çevremdeki insanların birçoğu doğumgünüm olduğunu bilmiyordu , umurlarında da değildi. 16 Mayıs günü sağolsun Fenerbahçe şampiyonluğu da kaybedince bana hayatımın en güzel doğumgünü hediyelerinden birini vermiş oldu. Buradaki ortama tam alışamamışken , hayatımdaki herşey ters gidiyor diye düşünürken doğum günüm geldi çattı. Bugün doğumgünüm bu günün diğer günlerden bir farkı olmalı ama hiç bir farkı yok.  En azından sabah kalktığımda bana öyle geliyordu. Sabah maillerime baktım. Firmalardan klasik kutlama mesajları gelmiş. Cinecity sağolsun her sene olduğu gibi bu sene de bedava sinema bileti göndermiş ama malesef sinemaya gitmem mümkün değil. Geçtiğimiz senelerdeki doğum günü partilerim aklıma geldi. Biraz hüzünlendim açıkçası. Maillerime bakarken ablam doğum günümü kutlamak için aradı. Sesini duymak iyi geldi. Telefonla konuştuğumuz süre zarfında yanımda gibiydi. Ama sadece o süre zarfında. İnterneti açtım Facebook'a girdim. Arkadaşlarım doğum günümü kutlamaya başlamışlar. Kapattım bilgisayarı işe gittim. 11 saat boyunca doğum günümden habersiz , haberi olunca da laf olsun diye kutlayan insanlarla beraberdim. Akşam odaya geri dönünce arkadaşlarım bana küçük bir parti hazırlamışlar. Bu günün en güzel jestiydi. İnternetten doğum günü mesajlarıma cevap yazdım. Birden düşündüm 24 yaşıma girmişim. Ben ne zaman 24 oldum. Bunca zaman nasıl geçmiş anlamak mümkün değil. Hayat geçerkten de su gibi açıp geçiyor. Son söyleyeceğim şey "Doğum günüm kutlu olsun"  :)))......
1

Dan The Man

Geçen gün facebbok'da kuzenim aşağıdaki vidyoyu paylaşmış. Hayatımda gördüğüm en gerçekçi oyun , bende bu oyunu istiyorum yazmış. Gerçekten de oynanası bir oyun. Keşke böyle bir oyun olsaydı. Gerçekçi oyun yapmak için grafikleri iyileştirmeye gerek yok. Böyle konusu gerçekçi oyun yapın yeter :) 

Biraz uzun bir vidyo ama sonuna kadar izlemenizi öneririm. Yarısına kadar sıradan bir oyun görüntüsü gibi geliyor ama yarısından sonra eğlence başlıyor...
 
Copyright © Serdar Yavuz

The "Urban Elements" theme by: Press75.com

Converted into Blogger by Intro Blogger