Bilindik Hikaye


       Hani hafta ortasında tartıldıktan sonra kilo aldığınızı görüp, "Bu pazartesi günü kesin spora başlıyorum abi" dedikten sonra spora başlamayıp, "Eee ben 3 hafta önce de aynı şeyi söylememiş miydim ? 😕" deriz ya, yaklaşık 3 senedir aynı ruh haliyle blog yazmaya geri dönüyorum diyorum kendi kendime. Her ne kadar blog yazmayı çok sevsem de, o pazartesi günleri hiç gelmiyordu. Evet yanlış görmediniz, Sevgili Eser'le konuştuğumuz gibi sanırım şehir efsanesi gerçek olma yolunda ilerliyor.

       Dizilerde yeni sezona başlarken geçtiğimiz sezon olanlar kısaca hatırlatılır, adettendir. Ben de geçtiğimiz sezon Serdar'ın hayatında diyerek kısa bir özet yapayım. 2010 yılında aşçı olmaya karar verip 3 yıl boyunca aşçılık yapmam, ardından gelen kısa dönem de olsa askerlik işin içine girince yaklaşık 4 seneye yakın bir zamanda çok fazla zamanım ve imkanım olmadı. 2014 yazından günümüze kadar olan zaman dilimi için aman aman bir mazeretim yok. Hatta 2014 - 2015 yılları arasında iş arayıp boşta kaldığım tam 1 yıllık sürede geri dönebilme şansım vardı, 15 yazılık bir performans gösterebildim. Yazının en sıkıcı bölümünü geride bıraktığımıza göre ana konuya geri dönebiliriz.

       2016 yılının ardından tadında bir yazı yazmak istedim ilk önce. Ama fark ettim ki az önce okuduğunuz sıkıcı girişi yapmam gerekiyordu çünkü biraz paslanmışım. 2016 yılına girerken aklımda kendi adıma yapmak istediğim birçok şey vardı. Blog yazmaya geri dönmek listenin başlarında yer alıyordu. Bu yüzden acaba ben de blogumu Wordpress'e mi taşısam diye düşündüm. Alan kiraladım ve Wordpress kurdum. İşin en kolay kısmını geride bıraktıktan sonra adam akıllı, kafama yatan bir tema bulmam gerekiyordu. Yakın çevremdeki arkadaşlarıma haber verdikten sonra tema aramaya başladım. Bu tema arama işi yaklaşık 10 ay devam edince 😄 bu işte bir yanlışlık olduğunu fark ettim. Şimdi yazınca baya bir erken fark etmişim. Aferim Serdar.

Wordpress'le yapamayacağımı anlayıp Blogger temaları bakmaya başladım ve gördüğünüz temayı kullanmaya karar verdim. Yaklaşık 1 yılı blog teması bakarak heba ettim. Şimdi diyeceksiniz ki ne alaka ya bir yandan yazarken bir yandan da tema bakmaya devam edebilirdin. İşte o işler o şekilde olmuyor, en azından benim için. Bir blog sayfasının görünümü gerçekten çok önemli. Ben görünümünü beğenmediğim bir internet sayfasında kendimi rahat hissedemiyorum. Birşeyler okuyasım gelmiyor. Kendi blog sayfamda da birşeylar yazasım gelmiyor aynı şekilde.    


       Tema olayına değindikten sonra kişisel olarak aldığım birkaç karara da değinmek istiyorum. Bunlardan birisi sevmediğim şeyler ile ilgili yazı yazmak istemiyorum. Örnek vermek gerekirse siyaset veya siyasi hiçbir olayla ilgili birşeyler yazmak istemiyorum. Maalesef 2016 yılı ülkemiz için çok zorlu geçti. Bir çok vatandaşımızı, askerimizi, polisimizi terör saldırılarında kaybettik. Darbe girişimleri ve birçok olay bunun üzerine eklenince herkesin biran önce bitmesini istediği bir yıla dönüştü 2016 yılı. Umarım 2017 yılında bu kadar çok acı yaşamayız ve hepimiz için güzel geçen bir sene olur. Buradan kaybettiğimiz bütün şehitlerimizi saygıyla anıyorum.

       Bir yandan bunlar yaşanırken diğer yandan yakın birçok arkadaşım 2016 yılı içerisinde evlendi. Evlenmelere doymadılar. Bazılarının düğünlerine katılabilme şansım oldu, bazılarının düğünlerine katılamadık. zaten düğünlerine katıldığım arkadaşlarım yetti. Sağolsunlar bir maaşı bu sene kendileri için harcadık. O değilde ne evlendiniz be arkadaş, evlenmelere doyamadınız. Gerçi bu sayede çok önemli bir insanla tanışmış oldum. Onun hatırına görmezden geliyorum .😎

Bir ara bisikleti bu şekilde çizmeyi düşünmüştüm.
     
       Yapabildiklerim ve yapamadıklarımla bir seneyi geride bıraktım. 2005 yılında yine Aralık ayında Blogger'dan üyelik alıp bu blog sayfasını açmıştım.Bazen bu geçen 11 yıl içerinde yazdığım yazılara bakıyorum. Yarısından çoğu çöp gibi geliyor bana. Adam akıllı yazılar kalsın, geri kalanını sileyim diyorum sonra vazgeçiyorum. Eğer bu yazdığım yazıları silecek olursam, ne kadar değiştiğimi, eskiden ilgi duyduğum ama şimdi ilgi duymadığım şeyleri nereden bilebilirim değil mi ?

       Sıkıcı yazı hakkımı bu yazıyı yazarak kullanıyorum. Artık eğlenceli bir şeyler karalamanın zamanı geldi. Yazıyı bitirmeden önce Eser yandaki bisikletli arkadaşı senin için çizdim. Çizmeye çalıştım daha doğrusu. Her ne kadar çok beğenmesem de bir şeyler yaptık işte. Sırada Sezer için ve kuzenim Burak için çizmeyi istediğim figürler var. Onları da çizersem adam akıllı bir şeye benzerler herhalde.