Sıkıntı

Artık bazı şeylerden o kadar çok sıkılmaya başladım ki , içimdeki sıkıntıyı birilerine anlatmadan rahat edemeyeceğim. Hatta birebir kimseye anlatmayıp yazarak içimdeki sıkıntının geçmesini umuyorum. 
Bu turizm ortamı o kadar iğrenç, o kadar kaypak bir ortam ki insanın sinirlerini yerlebir ediyor. İnsanlar o iğrenç yüzlerini hiç çekinmeden gösteriyorlar. İşin kötü tarafı sende onlar kadar kötü olmak zorundasın. Çünkü bu sektör onu gerektiyor. İnsanların arkasından dedikodu yapmak , arkalarından konuşup atıp tutup yüzüne gülmek o kadar moda olmuş ki... Cem Yılmaz'ın da dediği gibi "Dünyalılardan tiskiniyorum. Evet tiskiniyorum." Gerçekten bende turizm sektöründe çalışan çoğu insandan tiksinmeye başladım. 
Benim bir ortamda bahsettiğim şey başka insanlara birebir çarpıtılarak ve abartılarak anlatılıyor. Kardeşim dediğim insanlar beni iki yüzlülükle suçluyor. Hiçbirşeyden çekinmeme rağmen söylediğim sözlere kimse güvenmiyor. Benim bir insanla ilgili iyi veya kötü bir düşüncem olduğunda gidip yüzüne söylerim. Hiç çekinmem. Korkmam gereken bir şey yok çünkü. Bu Dünya'da en çok korkulması gereken insanlar "Kaybedecek hiçbirşeyi olmayan" insanlardır. Benim de kaybedecek hiçbirşeyim yok. Çoğu zaman hiçbirşey umrumda olmaz çünkü. Bazı değerlerin bu kadar kolay ayaklar altına alınması benim zoruma gidiyor arkadaş. Artık insan kime güveneceğini şaşırıyor. 
Ben bu saatten sonra ne kimsenin nazını kaprisini çekerim, ne de işin bokunu çıkaran insanlara değer veririm. Hiç kimseye körü körüne güvenip, sırrını söylemeyeceksin arkadaş. Söylemediğim, yapmadığım , düşünmediğim , aklımın ucundan bile geçmeyen şeyler; ben yapmışım , söylemişim , davranmışım gibi karşıma çıkartılıyor.Durum böyleyken bu derece dedikodum çıkıyorsa , demek ki yapıp söylesem neler olacak. Yeter artık gerçekten çok bunladım. Cuma akşamı Allah nasip ederse otobüsüme atlayıp evin yolunu tutarım. Bu ortamdan uzaklaşmak şu an için yapabileceğim en güzel şey. 
Falımda çıkan olaya bak. Toplum içinde çok sevilen , el üstünde tutulan bir kişiliksin. Senin üzerinde bir çok göz var. Yakın çevrende bir çok insan senin dedikodunu yapıp arkandan konuşuyorlar. Abi tamam fala inanma da. Hepsi de bir bir çıkmasın karşıma bir anda ya. Benim hakkımda dedikodu yapmaya devam edin ya. Valla çok zevkli benimle ilgili uydurduğunuz şeyleri dinlemek. Ben neymişim diyorum siz uydurdukça. Birde bunu kimden duydun, kim benim hakkımda dedikodu yapıyor diye sorduğumda yok söyleyemem diyorsunuz ya. Sizde haklısınız. Söylerseniz o kişi bir daha benimli ilgili dedikodu yapamayacak hale geleceği için yeni dedikoduları duyamayacaksınız. Bu da büyük bir kayıp olacak. Ne kadar nefret ettiğim şey varsa lütfen bana hepsini yapın. Yapmaya devam edin. Arkamdan konuşun dedikodu yapın. Para muhabbetleri yapın benimle ilgili. Atın tutun bu şerefsiz böyle yaptı, bu piçten adam olmaz deyin. Konuşun yani. Çünkü siz böyle küçük şeylerden zevk alıyorsunuz. Büyük insanlar fikirlerle , orta seviyeli insanlar olaylarla , küçük insanlarda kişilerle uğraşır. Siz benimle uğraşmaya devam edin. Ben size hiçbirşey söylemeden , sadece işimi yaparak yoluma devam edeceğim. Benim kuyumu kazmaya devam edin. Beni kıskanmaya devam edin. Allah yanımda olduğu müddetçe benim kılıma bile zarar veremeyeceksiniz. Çünkü benim hiçbir faniden korkum yok .........