2010 Yılının Ardından

         Bir yılı daha ardımızda bırakarak 2011 yılına girdik. Bu yazı genellikle Ocak ayının başında yazılır ama ben daha yeni fırsat bulabildiğim için anca yazabiliyorum. Şubat ayının ortası da pek geç sayılmaz hani. 
         
       Blogger kullanmaya başlayışımın 6. yıldönümünde şöyle bir 2010 yılına ve geçmişe bakayım dedim. Malum uzun zamandır yazı yazmıyorum ve geçen bu süre zarfı içerisinde yaşanan çok olay var. Öncelikle 2010 yılının kendi açımdan en akılda kalan olaylarıyla başlayalım. Pek kronolojik gitmek de istemiyorum sıkıcı bir yazı olmaması açısından ama Ocak ayı ile başlayalım. Ocak ayında alan adı değişikliğine gittik. Yeni bir alan adı bulmak emin olun en zor işlerin başında gelir. Şu ana dek dört tane alan adı değiştirmiş bir insan olarak söyleyebilirim ki işin en lanet kısmıdır. Alan adı bir kere akılda kalmalıdır. Çabuk ezberlenmelidir ki ziyaretçiler bir daha siteye girebilsinler. Ben genellikle böyle alan adlarını şu ana kadar kullanmadım. Belki de en büyük kayıplarımdan biri bu oldu. Ayrıca bu alan adı değişik ve yaratıcı olmalıdır. İşin en can sıkıcı kısmı ise kullanımda olmamalıdır. Zamanında kaç tane alan adını sırf benden önce birisi aldığı için kullanamadım Allah bilir. Bu arada serdaryavuz.com da uzun zamandır kullanımda. Bu yüzden bu alan adıyla ilgili hayallerim tamamen bitti. Ayrıca aldığınız alan adı kısa olmalı. Emin olun "bubenimalanadimcokguzelolmusdegilmi.com" tarzı uzun alan adlarını kullanmak istemezsiniz. Ayrıca ileride bir gün mobil cihazlar için bir site yapmaya karar verirseniz bu sizin için eksi olacaktır.  

           Daha sonra Ocak ayında çalışmakta olduğum şirketten istifa ettim. Daha önceki yazılarımdan birine denk geldiyseniz bilirsiniz. Diasa isimli süpermarkette çalışıyordum. İstifam sırasında beni en çok sevindiren ve onura eden şey istifa etmemem için yöneticilerin benimle konuşmasıydı. Benden istifa etmememi rica ettiler. Bende onlara daha büyük hedeflerim olduğunu ve yapmak istediğim iş için istifa ettiğimi söyledim. Onlar da bana teşekkür edip kapılarının bana her zaman açık olduğunu ve referans olarak kendilerini verebileceğimi söylediler. Bir işyerinden ayrılabileceğim en güzel bir biçimde ayrılmış oldum.

            Şubat ayının başında Antalya'ya gittim. Eğitim Şubat 15'den Nisan ayının ilk haftasına kadar devam etti. Nisan ayında bir haftalığına İzmir'e geri döndüm. Bir hafta sonrasında Antalya Belek'teki Robinson club Nobilis'e gittim. Nisan Ayından Kasım ayına kadar koca bir sezon çalıştım. Sezonda bir sürü şey yaşandı ama tek tek yazasım yok uzun hikaye :) Genel anlamda güzel bir sezon geçirdim. 

          Kasım ayında İzmir'e geri döndüm. Önümde bir aylık tatilim ve ailemle berbaber geçireceğim son bayram bulunuyordu. Ailemle son bayramı geçirdim. Bayram sonunda İstanbul'a kuzenimin yanına gittim. Bir haftalık istanbul tatilimi Fenerbahçe maçıyla süsledim. Fenerbahçe'nin Buca ile oynadığı lig maçında ben de sahdaydım. Fenerbahçe'nin 3000. golünü çıplak gözle görmüş oldum. İstanbul tatilim sırasında iki kere İzmit'e geçerek arkadaşlarımla buluştum. Kocaeli gerçekten değişmiş. 

       Aralık ayından Şubat ayına kadar eğitim için Antalya'ya döndüm. Antalya Kemer'de eğitimimi tamamladım ve Milli Eğitim Bakanlığı'nın vermiş olduğu Aşçılık Sertifikasını almaya hak kazandım. Sonuçta 2010 yılı hayatımı değiştiren köklü kararları aldığım bir yıl oldu.

           Sezonda kazandığım paraları da borçlarımı ödemek için kullandığımı düşünürsek maddi bakımdan da iyi bir yıl geçirdiğimi söyleyebilirim. Yıl içerisinde Acer Timeline Laptop , Windows 7 home Premium , Htc Touch2 gibi elektronik eşyalara harcadığım paralar dikkat çekiyor. Normal olarak :)) Yani teknolojiye harcadığım miktarlarda değişen birşey yok :))

          Geyik Muhabbetini biraz olsun toparlamak gerekirse, 2010 yılı Antalya'da geçirdiğim bir yıl olarak görünüyor. Alanya'dan Kemer'e kadar Antalya'nın çoğu yerini dolaştığım bir yıl. Doğru düzgün buraya yazamamamın da sebeplerinden biri Antalya. Sezon içerisinde o kadar yoğun çalışıyoruz ki kafamızı kaldırıp birşeyler karalayamıyoruz. Sonuçta bir yılı daha geride bıraktık ve önümüze bakıyoruz. Bu sene bize neler gösterecek hep beraber göreceğiz....