Biraz spordan bahsedelim

En son yazım Fenerbahçe - Galatasaray derbi maçıyla ilgiliydi. Nasıl bir maç umarken futbolun bile doğru dürüst konuşulmadığı bir maç bulduk. İki takımda lige havlu atmayı garantiledi. zaten Fenerbahçe'nin Ankaraspor yenilgisi "bitse de gitsek" diyen futbolcuların duygularının dışa vurumuydu adeta. Maç izlemek yerine eve saldıran sinekleri öldürmek daha zevkliydi. Maç seyretmedik tavandaki sinekleri öldürdük. Sinek muhabbeti ayrı bir konu ama bu yazımda sadece spordan bahsedeceğim.

Ronaldinho Kovulmuş , Alex Kim ?

İşte gerçek bir Fenerbahçelinin sabrının taştığı durum. Biz üye olup da bu tip yerlerde konuşamıyoruz. Hem İzmir'deyiz , hem o kadar paramız yok. En azından bizim gibi düşünen insanların olması sevindirici. İşte noktasına bile dokunmadan direk kopyala yapıştır yaparak Sayın Eli Niyego'nun söylediklerini yazıyorum..

'Ronaldinho kovulmuş, Alex kim?'

F.Bahçe'nin Yüksek Divan Kurulu olağan toplantısında konuşan kurul üyesi Eli Niyego, futbol takımı oyuncularının tamamının gönderilmesini isterken, "Atın bunları altyapıya. Barcelona Ronaldinho'yu kovmuş, Alex kim? Keyfi varsa oynayacak, keyfi yoksa oynamayacak" dedi!

Fenerbahçe Faruk Ilgaz Tesisleri'nde yapılan toplantıda söz alan Niyego, 6 ay önce formasını çiğneyen bir sporcunun Fenerbahçe'de yeri olmadığını söylediğini hatırlatarak, ''Nihat Özdemir, o zaman 'Yönetime rapor gelmedikten sonra ceza yetkilisi değiliz' demişti. Şube yöneticileri neye yarar? Sayın Özdemir, milyonlarca gözün gördüğü hadiseleri en az sizler de bizim kadar görüyorsunuz. Eğer bu şube size bunu rapor etmiyorsa, bu yönetimin görevi değil midir? 'Arkadaş siz neden bunu yönetime bildirmiyorsunuz' diye neden sormuyorsunuz?'' dedi.

Futbol takımının bugünkü durumunun yönetimin suçu olmadığını anlatan Niyego, şöyle devam etti:
''Bu sizin suçunuz değil, sizin iyi niyetiniz. Onlara gösterdiğiniz yakın alaka bu günlere getirdi. Dünkü basketbol maçında bazı mihraklar ne yazık ki bu kadar şevkle bu kulübe mesailerini veren insanlara 'istifa' diye bağırıyor. Geçen sene başarıdan başarıya koşan aynı futbolcular. Bir iki kişinin gitmesiyle bir şey değişmez, fakat bu takım bitmiş. Brezilyalı antrenör gittikten sonra Semih dahi Brezilyalı oyuncuların yanına dönüş yapmış durumda. Sayın başkanım, bir gazetedeki demecinizde 'Beni alt etmek için futbolcularım bana ihanet ediyor' demişsiniz. Evet, doğru ihanet ediyorlar size başkanım. Kaptan bir maç yok, isterse oynuyor isterse oynamıyor. Bu takımın, bu sene özür dileyerek tamamının gitmesini talep ediyorum. Atın bunları altyapıya. Barcelona Ronaldinho'yu kovmuş, Alex kim? Keyfi varsa oynayacak, keyfi yoksa oynamayacak.''

Niyego'nun takımı eleştiren konuşmasının ardından üyeler alkışladı. Bu arada, Niyego'nun, kulüp başkanı Aziz Yıldırım'a dönerek, ''Bir gazetede okudum. 'Beni alt etmek için futbolcularım bana ihanet ediyor' demişsiniz. Böyle dediniz mi?'' şeklindeki sorusu üzerine Yıldırım'ın, ''hayır'' anlanımda başını iki yana salladığı görüldü.

Üyelerden Ali Polat ise daha önce milli takım oyuncusu Semih'in yerine Güiza'yı oynatan teknik direktör Luis Aragones'in milliyetçilik yaptığını söylediğini hatırlatarak, İspanyol teknik adamın olayları okuyamadığını, futbolcularla etkili bir iletişim kuramadığını ileri sürdü.*(Ajansspor)

Fenerbahçe Ülker - Galatasaray Cafe Crown

Basketbolu elimden geldiği kadar takip etmeye çalışıyorum. Geçen sene maçları şifresiz olarak Ntv veriyordu. Ne kadar güzeldi , ne kadar rahattık. Maçları güzel güzel takip ediyorduk. Bu sezon başından beri maçları Spormax (Digiturk) yayınlıyor. Digiturk olmadığı için maçları seyrdemiyoruz. Artık yapacak birşey yok. Fenerbahçe'nin yüzüncü yılında final serisinde (Efes Pilsen ile oynanan) maçları Abdi İpekçi'den canlı olarak izlemiştim. Hatta kupa aldığımızda ben de oradaydım. Bunlar güzel şeyler. Bunları neden yazıyorum. O zamanki kadrodan günümüze pek de bir bozulma yok. Hatta iki genç yabancı oyuncumuz Vidmar ve Preldziç gün geçtikçe tecrübe kazanıyorlar ve kendilerini geliştiriyorlar. Griçek gibi bir NBA yıldızı da kadromuzda. Gerçekten etkileyici ve güçlü bir kadromuz var. Ama sene başında takımdan ayrılan Solomon , Fenerbahçe Ülker'i kötü yönde etkiledi. Süper bücür Green onun boşluğunu doldurmaya yetmedi. Sakatlıkların fazla oluşu da takımı kötü bir şekilde etkiledi. Ama şu anda bildiğim kadarıyla tam kadroyuz. Solomon takıma geri döndü, Ömer Onan ve Ömer Aşık iyileşti vb. Galatasaray ile derbi maçına çıktık. Çok rahat bir oyunla 89 -62 yendik. Zaten Galatasaray maçı ismi olduğu için derbi olduğu için önemli bir maçtı. Kalite olarak (bence) pek de ahım şahım bir takım değil. Her ne kadar puan durumunda bizim hemen altımızda yer alsalarda benim görüşüm böyle. Bayanlarda da aynı durum geçerli. Galatasaray Avrupa'dan kupa aldı da ne oldu. Fenerbahçe gene cimbomu vurdu. Önce Türkiye Kupası'nda finalde kazandı. Şimdi de yanlış hatırlamıyorsam final serisinde oynuyor iki takım. Değişen birşey yok yine Fenerbahçe önde.(Bu yazıyı girdik durum 2-1 oldu :)) Bu kadro yine Efes Pilsen ile çekişir. İki takım şampiyonluk mücadelesi verir. Efes Pilsen'in şu anda sadece 2 yenilgisi var. Biri ilk hafta Banvit'ten ikincisi Fenerbahçe Ülker'den. Efes ile başlarsak seri 0-0'dan başlayacak. Efes bizimle eşleşmek istemeyecektir :) Galatasaray maçında tek üzüldüğüm nokta Fenerbahçe'liliği tartışılmayacak , canla başla oynayan , Mirsad'ın sakatlanması. 3 hafta oynayamayacakmış. Geçmiş olsun Mirsad Türkcan. Kendine dikkat et , sen bu takıma lazımsın.

Bizim Derbide o kadar olaylar oldu Kabak Lugano'ya Patladı , Ceza sistemimiz korkunç

Galatasaray - fenerbahçe derbi maçında futbol değil olaylar konuşıldu. Birçok oyuncuya haklı olarak cezalar yağdı ama cezalar korkunç. İspanya'da Real Madrid'in (İspanya liginde tuttuğum tek takımdır kendisi) Getafe ile oynadığı müthiş karşılaşmada da olaylar çıktı. Öncelikle maç mükemmel bir maçtı. Real öldü öldü dirildi , maçı izleyemeyenler ve benim gibi yarım yamalak izleyenler çok şey kaybetti. Pepe o maçta yaptığı hareketten dolayı 10 maç ceza aldı. Bizim futbolcuların aldığı cezalara bakın :) Sabri'nin aldığı ceza başlı başına komedi. En az 5 maç ceza almasıı gerekirdi.

Futbolu bırak F1'a bak

Formula 1 dünyasında ilginç gelişmeler yaşanıyor. Ferrari tarihinin en kötü başlangıcını yaptı. Geçen sezon hiçbir başarısı olmayan Honda F1 ekibi isim değişikliğinden sonra yeniden doğdu. Brawn takımı iyi işler yapıyor. Red Bull kanatlandırır diye boşu boşuna reklam yapmıyor adamlar. Sebastian Vettel ileride çok önemli bir isim olacağını herkese kanıtladı. BrawnGP ve Red Bull kimsenin beklemediği bir biçimde bu sezonun en bomba takımları. Umarım böyle de gider. Hatta Az önce Ajansspor'da okuduğum haber : "Sezonun dördüncü ayağı olan Bahreyn Grand Prixi'nde damalı bayrağı ilk sırada gören BrawnGP pilotu, şampiyona lideri Jenson Button 2009'daki üçüncü yarış zaferini elde ederken, Çin'in galibi Red Bull pilotu Sebastian Vettel ikinci, Toyota sürücüsü Jarno Trulli ise üçüncü olarak podyuma çıktı."

Bu sene F1 çok renkli geçecekmiş gibi gözüküyor.