Ataturk'e iliskin bir İddia...

Dogrulugundan emin olmamakla birlikte asagida yer alan iddiayi sizlerle de paylasmak istedim
Yorum sizin...

ATATÜRK'ÜN GERÇEK ÖLÜM NEDENi !!!!

Hafta sonu Ceyhan Mumcu'yu dinledim.
Konu AB'nin Kemalizm'e bakisiydi. Konusmasina Attila Ilhan' i
anarak basladi. Onun aydinlanma etkinliklerine editörlük yaptigindan
söz etti. "Parola vatan, isareti namus" sözünü
yeniden gündeme getirisini anlatti Bu söz Izmir'de sehitlik anitinin
tasinda Arapça harflerle yazilmis bir sözdü.
Attila Ilhan o yazinin tozlarini parmaklariyla
silmis, yeniden gündeme tasimisti. Konusmasinin
sonunda sorular - yanitlar bölümüne geçildi. Ceyhan Mumcu'ya
Attila Ilhan'in bir dergide
yayinlanan kendisiyle yapilan röportajda
"Atatürk'ün nasil öldügü arastirilmalidir" dedigini animsattim.
"Bu sözünü onun vasiyeti kabul
etmek gerekir. Sizin bu konuda bir bilginiz var
mi?" diye sordum.
Aldigim yaniti okurlarimla paylasmak istiyorum:

"Bir deniz tabip albayin
bu konuda yaptigi doktora tezi vardir. Orada Atatürk'e yanlis tedavi
uygulandigi anlatilmaktadir. Atatürk sanildigi gibi siroz hastasi
degildi. Atatürk'e sitma tedavisi yapilmis, asiri "kinin" yüklenmis ve
karacigeri bu yüzden iflas etmis, siroza dönüsmüstü. Tedaviyi yapan
doktor mason locasi üstadi azamlarindan Doktor Mim Kemal'dir. Durumu
iyice fenalastiktan sonra Celâl Bayar'in israri
ile disaridan bir doktor getirilir. Yanlis tedavi yapildigini,
karacigerinin bu yüzden
flas ettigini rapor eden bu yabanci doktordur.
Istirahat için 2 ay kadar kaldigi Savarona' da nemli sicaktan durumu
daha da kötülesmis,
son günlerinde Dolmabahçe Sarayi'na götürülmüstü."

Peki, nasil oldu da
sirozdan öldügü açiklandi ve bütün yazili
kaynaklara da böyle girdi?

Büyük Millet Meclisinde ölüm raporu gündeme
getirildi. Mason localari
1935'de kapatilmasina ragmen Mecliste hala mason
milletvekilleri vardi. "Efendim, gençlerimize terbiye olur, onun
alkol ve sigaradan
öldügünü duyuralim" denir ve kabul edilir.
Arkasindan Yesilay icat edilir, tarih kitaplarina da böyle girer.


Ceyhan Mumcu'dan bunlari
duyduktan sonra ne yapmam gerekir diye düsündüm.
Ilk isim bu bilgiyi
okurlarimla paylasmak. Simdi bu bilgiler
elimizde ve biz çocuklarimizi
terbiye edecegiz diye, yüce önderimiz hakkindaki
bu yalanla O'nu halkimizin gözünde küçültmeye devam edecek miyiz?
Okul kitaplarindan
Atatürk'ü çikartmak için elinden geleni yapan
AB, bu düzeltmeyi
yapmamiza izin verir mi? Demek ki kendi
kitaplarimizi kendimiz yazmak
zorundayiz. En çok satilmakta olan "Su Çilgin
Türkler" kitabi belli ki
bir boslugu dolduruyor. Demek ki; halkimiz
siddetle kendi tarihiyle
ilgili dogru bilgilere ulasma ihtiyaci duyuyor.
Neyse ki Türk ulusu
ATATÜRK' ünü hâlâ çok seviyor, hiçbir yalan O' nu
gözden düsüremiyor!
Lütfen gönderebildiginiz herkese gönderin.
Saniye AKAY